BREZİLYA DA BARAJIN ÇÖKMESİ SONRASI YERLİ HALK TEHDİT ALTINDA

Brezilya da çöken Maden Atık Şirketine ait baraj nedeniyle Amazonun bu bölgesine yayılan ve içinde toksik maden atıkları olan zehirli çamur akıntısı Paraopeba nehrine giden yoldaki her şeyi boğuyor. Bu atıkların boğduğu nehir ise doğanın yanında yerlilere de büyük bir zarar vermiş durumda. Nehirden avladıkları balıkla hayatını sürdüren Yerliler,   yaşam kaynağı balıkların ölümüne rağmen yine de hayata tutunmaya kararlılar.

Çiftçiler ve kerestecilerle yaşadıkları çatışmalar nedeniyle sıklıkla ata yadigârı topraklarından sürülen Brezilya’nın yerli halkının bir üyesi olarak 88 yaşındaki Antonia Alves bugüne kadar pek çok zorluk gördü. Birkaç gün öncesine kadar, gözlerinin önünde tüm bir nehrin öldüğüne hiç tanık olmamıştı. Bu, halkının karşı karşıya olduğu en akla gelmeyen ekolojik bir kabus… Fakat güneydoğu Brezilya’daki Minas Gerais eyaletinde maden atıklarının depolandığı barajın çökmesinden sonra Brumadinho köyü tamamen yok oldu ve 110 kişinin öldüğü teyit edildi.

Talihsiz 238 kişi ise halen kayıp; tamamının bulunma umutları kendilerini yutan, Paraopeba nehrine giden yol üzerindeki her şeyi boğan zehirli çamur dalgasında yok oldu. 

Ölü balık gibi kokan kahverengi sular patlayan barajdan 14 mil (22 kilometre) uzaklıktaki Atlantik yağmur ormanları ile korunan köy, Nao Xoha’ya kadar ulaştı.

Alves ve mensubu olduğu Pataxo Ha-Ha-Hae yerli halkının küçük kolu geleneklerine göre doğada yaşamak için kuzeyde bulunan çatışmalar yüzünden ayrılan ata topraklarından gelip bir buçuk yıl önce bu ormana yerleşmişlerdi.

Başında beyaz ve mor tüylü bir bant, yüzü yaştan ve güneşten çizgi çizgi Alves, “Çok üzücü çünkü bu nehirden geçimimizi sağlıyorduk” diyor. “Orada banyo yaptık, oradan suyumuzu aldık, orada giysilerimizi yıkadık ve oradan balık avladık. Yerliler, balıkçılık ve avcılık ile yaşarlar”.  

Alves’in komşusu Jocelia Josi, nehirden bir ölü balık çıkarırken çıkan kötü kokuyu tarif ediyor. Bu nehir bir zamanlar tümüyle Brezilyalı ve en uzun nehir olan Sao Francisco’nun en önemli koluydu.  

‘Direniş Köyü’

Kızının ve üç aylık torununun felaket sonrası boşaltılan eyaletin başkenti Belo Horizonte’den dönmesini bekleyen 46 yaşındaki Josi:

“Şimdi, oradan daha fazla yiyecek edinemeyeceğiz” dedi.

Nao Xoha’da öğle yemeği vakti – köye ait bu ad, toplumun ana dilinde “savaşçı ruhu” anlamına geliyor – Alves ve 93 yaşındaki dingin kocası Gervasio, kızlarının mütevazı kulübelerinin dışında yemek pişirmeyi bitirmesini bekliyor.

Ama bugün normal bir gün değil. Maden devi Vale’nin sahip olduğu 1 No’lu barajın geçtiğimiz Cuma günü çökmesinden beri burada hiçbir şey normal değil. Bu çöküş köyde yaşayan 27 ailenin hayatını çarpıcı bir şekilde değiştirdi.

Nao Xoha’nın kendi doktoru yok ama bir doktor henüz tahliye edilmemiş 15 kişiyi muayene etti ve gönüllüler de buraya malzeme getirdiler ki burada elektrik hiç yoktu ve artık su da yok.

Ziyaretçiler köye ulaşmak için kargo trenlerinin geçtiği bir demiryolu hattını aşmak ve ardından yemyeşil Atlantik yağmur ormanına girmek zorunda. Baraj gediği, nehre ulaşmadan kırsal alanın tamamını kapsayan yaklaşık 13 milyon metreküplük bir akıntıyı salıverdi.

Fakat etkisi geniş çaplı çamur izinin de ötesine yayılıyor; kurtarma ekipleri kaybolan kişilerin cesetlerini arıyor.

Minas Gerais hükümeti metalle kirlenmiş bu suların sağlık riski taşıdığı konusunda uyardı ve WWF gibi kuruluşlar çevresel etkinin daha uzun yıllar hissedileceğini söyledi.

Palmiye yapraklarından yapılmış bir başlık giyen Hayo Pataxo Ha-ha-ha topluluk lideri: “Rezervimizin bir kısmını elimizden aldılar, bir kısmını öldürdüler fakat biz bir direniş köyüyüz ve bunun da üstesinden geleceğiz. Nehir ölmüş olsa bile devam edeceğiz. Doğa kendisini korumamız için bize bel bağlıyor” dedi.

‘Saygısızlık’

Topluluk lideri, yerli halkların çıkarlarından sorumlu Brezilya hükümet organı FUNAI ile yapılan bir toplantıya daha yeni katılmıştı ve topluluğun Vale’ye karşı nasıl hareket edeceklerine karar vermek için henüz çok erken olduğunu söyledi.

Liderleri basitçe şunu söylüyor: Halkı direnecek ve geleneksel yaşam tarzlarını savunacak, tıpkı yüzyıllardır yaptığı gibi.

Kalçasından sarkan bir palayla sivri bir sopayı elinde tutan, yapılı vücutlu, 55 yaşındaki gözcü Tahha kaşlarını çatarak (bu durum için) “Bize karşı saygısızlık olduğunu gösteriyor. Bizim açımızdan en büyük kayıp balık çünkü bu çevrede avlanmamıza izin verilmiyor.” diyor. 

Tam olarak çevresel etkinin ne olacağı belirsizliğini korurken, bu felaketin emsalleri cesaret verici değil. Buradaki hiç kimse, 2015 yılında Mariana barajının çökmesiyle enkaza dönen Rio Doce nehri yıkımını unutamaz ki bu nehir de Minas Gerais’dedir ve o barajın sahiplerinden biri yine Vale şirketidir.

29 yaşındaki Hayo: “Sadece Vale’ye değil liderlerimize de çiftçilerle ve yakınlarını kaybeden ailelerle birlikte yerli halkımıza bunu yapan suçluları cezalandırmalarını istiyorum. Adalet bakanlığı umursayana kadar daha kaç kişinin öldürülmesi gerekiyor?”

Alves ekliyor: “Çok üzücü. Ne zaman nehri temizleyecekler? Ne zaman içinde yeniden balık olacak?”

https://phys.org/news/2019-02-brazilian-indigenous-threatened-aftermath.html

Çev: Dilaver Demirağ-Nesrin Aytekin Torun

Zeen is a next generation WordPress theme. It’s powerful, beautifully designed and comes with everything you need to engage your visitors and increase conversions.

Daha Fazla İçerik
Belediye Meclis üyesisi: Köpek öldürmek bizim işimiz, köpeklik yapanlarla da uğraşırız