Amozan’da toprak gaspına direnen yerliler katlediliyor

Türkiye ile çok yakın benzer şekilde Amazon’da gizlilik ve dokunulmazlık Hüküm Sürüyor. Toprak gaspı için yerliler katlediliyor, öldürülüyorlar. Adeta toprak gaspına direnen herkesin öldürmesi teşvik ediliyor

Son yıllarda Brezilya’da yaşanan siyasal krizi fırsat bilenler, nasıl olursa neye mal olursa olsun arazi toplamayarak rant elde etmek için uğraş veriyor. Üstelik kriz ortamı arazi toplayanlara adeta dokunulmazlık sağlamış gibi görünüyor.

İnsan hakları uzmanları, ülkedeki tehlikeli bir siyasi havadan haberdar oldukları için, Brezilya’daki toprak anlaşmazlıklarında öldürülen yerli halk ve çevreci aktivistlerin sayısında belirgin bir artış olduğunu bildiriyor.

Brezilya insan hakları STK Komissão Pastoral da Terra- Kırsal Arazi Komisyonu (CPT)’nun ulusal koordinatörü Jeane Bellini, Energydesk’e son yılların kırsal alanlarda yaşanan çatışmalarda ölen insan sayısının önemli bir artış gösterdiğini söyledi.

CPT tarafından Energydesk isimli enerji haberleri sitesinde paylaşılan yeni araştırmalar, kırsal alan çatışmalarında yılın ilk altı ayında 37 kişinin öldüğünü ortaya koyuyor. 1985 yılından bu yana kırsal şiddet ile ilgili veri toplayan CPT, şu ana kadar bu anlaşmazlıklarda öldürülen insan sayısının 61 kişi ile  geçen yılın rakamlarının üzerine çıkacağını tespit etti. Acımasız toprak anlaşmazlığı yüzünden Maranhão devlet Gamela topluluğunun 13 üyesi machetes bıçaklı çiftçiler tarafından saldırıya uğradı. Nisan sonunda Brezilya’da yerli halka karşı şiddet, uluslararası manşetlere taşındı. Amazon’daki Mato Grosso eyaletindeki toprak anlaşmazlığı yüzünden birkaç hafta önce de, dokuz kişi bıçaklandı ve vuruldu.

Veriler, Başkan Temer’in sağcı hükümetinin ülkenin yerli hakları ajansı Funai için önemli miktarda fon kesintisine gittiğini gösteriyor.

Bellini, Cumhurbaşkanı Michel Temer’in bir yolsuzluk skandalına karışması şiddetin canlanmasına yardım ederken, Brezilya’daki mevcut siyasi kargaşaya, eski Başkan Dilma Rousseff’in tartışmalı bir biçimde ve bir hükümet darbesi yolu ile geçen sene görevden azledilmesinin neden olduğuna inanıyor: “ Temer başkanlığında kırsal şiddet hızlandı. Aslında sadece hükümetin değil, Temer ve hükümetinin yanı sıra kongredeki tüm bu sorumsuz insanların yarattığı siyasi istikrarsızlığın da buna eklendiğini söyleyebilirim. Yani, insanların ihtiyaçlarına ve haklarına tamamen aykırı olan şeyleri yapıyorlar “dedi.

Yerli Hakları Ajansının Önü Kesildi

Birleşmiş Milletler yerli halkların hakları konusundaki Özel Raportörü Victoria Tauli-Corpuz, Energydesk’e, hükümetin yerli hakları hareketini engellemesi ve şiddet olaylarının artırması arasında yakın bir ilişki olduğunu belirterek “Fazla şiddet var, çünkü devlet düzeyindeki Funai ofisleri artık çalışmıyor. Yerli halklar tarafından güvenilen tek devlet kuruluşu Funai’dır. İnsanlar onları korumak için Funai’ye bakarlar. Şimdi onları korumaya çalışan kimse yok.” şeklinde konunun ciddiyetine dikkat çekti.

Tauli-Corpuz geçtiğimiz yılın sonunda Brezilya’yı ziyaret etti ve devlet kurumlarının işlevini yerine getiremediğini keşfetti. Aralık ayında Energydesk’e, çalışanları olmayan Funai bölge bürolarını ziyaret ettiğini söyledi: “Bahia’daki ofise gittik ve orada kimse yoktu, büyük kesintiler oldu ve yolculuğumdan beri devam ediyor… Ülkedeki durumun kötüye gittiğine dair bir fikrim var.

Brezilyalı yetkililere yaptığı tavsiyelerin hiç bir şekilde dikkate alınmadığını bildiren raportör, Mayıs ayında güçlü bir tarım lobisine öncülük eden yerli hak ajansını, adalet bakanlığı tarafından kontrol edilen bir organla değiştirildiğini, bunun da muhalefeti tamamen ortadan kaldıracağını ifade etti.

Cezasız Kalma

Bellini’ye göre Brezilya’daki kırsal katiller çevresinde cezasız kalan bir kültür de kötüleşen durumdan sorumlu tutuluyor.

CPT, örgütün 1985’ten beri kaydettiği 1.800 cinayetin yalnızca 112’sinin mahkemeye çıktığını ve bu mahkemelerinde çok az sayıda mahkûmiyetle sonuçlandığını belirtti.

Örgüt tarafından yapılan açıklamalarda “geçtiğimiz yıldan beri Brezilya’da yaşanan tüm siyasi istikrarsızlık göz önüne alındığında, arazi biriktirmek isteyenler, ne şekilde olursa olsun, süreci hızlandırmak için bir fırsat bulmuşlar ve görünüşe göre dokunulmazlık konusunda oldukça ikna oldular.” görüşüne yer verdi.

CPT’nin verilerini kullanan Uluslararası Af Örgütü ise yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi:

“Uluslararası Af Örgütü, Maranhão eyaletindeki Gamela topluluğuna yapılan son saldırıların ışığında, Brezilya hükumetinin yerli halkların atalarının topraklarının sınırlarını çizmek ve bu toprakları esas sahiplerine vermek konusunda Anayasal yükümlülükleri yerine getirme taahhüdünde bulunmak için güçlü bir açıklama yapması kesinlikle gereklidir. Funai, gerekli finansal kaynakları hazırlayarak güçlenmeli ve Ajansın liderlik pozisyonlarında olanların görevlerini yapmak için gerekli siyasi bağımsızlığa sahip olmasını sağlamak için ajansa verilen son randevular gözden geçirilmeli. Brezilya hükumeti, insan hakları savunucularının güvenliğini sağlamalı ve çalışmalarını suç haline getirmek veya sınırlandırmaya yönelik her türlü girişimi geri çekmelidir.”